Siyah ve beyazla düzenlenen bir odada karar yalnız iki renk arasında verilmez. Hangi rengin büyük yüzeylerde kalacağı, desenlerin ölçüsü ve malzemelerin dokusu da sonucu belirler. Odanın fazla sert veya tekdüze görünmesini önlemek için bu üç öğeyi birlikte değerlendirebilirsiniz.
Baskın rengi mevcut yüzeylere göre seçin
Zemin, duvar ve büyük mobilyalar zaten odanın büyük bölümünü oluşturur. Bunların çoğu açıksa siyahı küçük ayrıntılarla eklemek daha kolaydır. Koyu bir zeminde ise açık renk mobilyalar farklı bir denge kurabilir. Her iki rengin eşit miktarda kullanılması gerektiğini düşünmeyin. Odanın doğal ışığı ve sevdiğiniz mevcut eşyalar, hazır bir oran kuralından daha anlamlı başlangıç noktalarıdır.
Desenleri aynı yoğunlukta çoğaltmayın
Çizgili perde, kareli halı ve desenli minder ayrı ayrı beğenilebilir; fakat aynı odada kullanıldıklarında yoğun bir görünüm oluşturabilir. Bir deseni öne çıkarıp diğer yüzeyleri daha sakin bırakmayı deneyin. Desenin fotoğraftaki görünümü kadar odanın karşı tarafından nasıl algılandığına da bakın. Küçük desenler uzaktan farklı bir ton gibi görünebilir.
Dokuyla çeşitlilik oluşturun
Aynı beyaz tonundaki düz dolap kapağı, keten görünümlü perde ve kabartılı bir minder farklı yüzeyler sunar. Renk sayısını artırmadan çeşitlilik oluşturmak için bu farklardan yararlanabilirsiniz. Ahşap veya doğal görünümlü bir parça eklemek de iki renk arasındaki geçişi yumuşatabilir. Her malzemenin temizlik ve kullanım gereksinimini ayrıca değerlendirin.
Günlük eşyaları tasarımın dışında bırakmayın
Kitap kapakları, bitkiler, oyuncaklar ve mutfak eşyaları kendi renklerini getirir. Bu eşyalar görünmeye başladığında düzenin bozulduğunu düşünmek yerine onların yerini planlayın. Renkli küçük nesneleri belirli bir rafta toplamak veya kapalı depolamayla dengelemek mümkündür. Siyah-beyaz bir düzenin sürdürülebilmesi, evdeki gerçek hayatı kabul etmesine bağlıdır.
Hazırlayan: Konutkent Gayrimenkul Editoryal.
